Top

Antik Kentler Ford Ranger Rotası 2. Gün

“Rotanın 1. günü için tıklayın.”

 

Pamukkale – Buldan – Alaşehir – Salihli – Sardes – Alaşehir – Buldan – TripolisPamukkale Rota – 260 km

 

Tarih Notları

 

Parayı bulmaları ile ünlü olan Lidya medeniyetinin başkenti olan Sardes (Sart), Manisa’nın Salihli ilçesi yakınında yer alıyor. Hitit İmparatorluğu yıkıldıktan sonra ortaya çıkan vakumla Anadolu’ya gelen Balkan kökenli kavimlerin kurduğu bu devlet M.Ö. 2. Milenyumun sonlarında kurulmuş ve yaklaşık 500 sene boyunca Ege kıyılarından Frig Vadisine uzanan bölgede hakimiyet kurmuştur. Lidyalıların tarih sahnesinden silinmesinin ardından tarihin ilk Pers İmparatorluğu olan ve gelmiş geçmiş en büyük alanı yöneten devletlerden biri olan Ahameniş İmparatorluğu’nun önemli merkezlerinden biri olmaya Sardes devam etmiştir. Roma ve Bizans dönemlerinde ise Prokonsül ünvanına sahip yöneticiler tarafından yönetilerek önemli bir şehir olma özelliğini korumaya devam etmiştir. Prokonsül; Antik Roma Cumhuriyetlerinde en yüksek görev olan konsül makamında bir sene geçirmiş olan yöneticilerin bir bölgeye genel vali kapsamında yetkilerle atanmasına verilen isim. Sardes’teki kilisenin özelliklerinden bir diğeri de Anadolu’da Hıristiyanlığın yayılması için kurulmuş olan ilk yedi kiliseden birine ev sahipliği yapması. M.S. 53 – 56 yılları arasında bu yayılmacılığın en önemli noktalarından birisi. M.Ö. 7. Yüzyıldan itibaren hemen her yüz yılda bir başka bir kavim tarafından ele geçirilen bir şehir. Kalıntıların gün yüzüne çıkmasını sağlayan Harvard ve Berkeley Üniversiteli arkeologların çabaları ile 1950’lerden itibaren bölgedeki çalışmalar yoğunlaşıyor. Bölgede bir dönem tarihin en önemli Musevilik merkezlerinden olan Sardes Sinagogu ve Artemis Tapınağı görenleri büyülüyor.

Tripolis ise Frig Vadisi – Lidya – Karya (Muğla) gibi üç medeniyet merkezi bölgenin kesişim noktasında kalan konumu ile tarih boyunca bölgenin en zengin şehirlerinden birisi olmuş. M.S. 1. Yüzyılda bölgede inşa olmaya başlayan medeniyet M.S. 3. Yüzyılda karakterini bulmuş bir şekilde Anadolu topraklarının önemli bir medeniyet beşiği olarak tarihte yerini almış. 1990’lı yıllarda başlayan ilk arkeolojik çalışmalar 2007 yılından sonra hız kazanmış ve bugün görülebilir durumdaki eserler ortaya çıkarılmış. Son derece aktif bir şekilde kazı alanı çalışmaları süren bölgeyi beş yıllık periyotlarla ziyaret etmekte fayda var.

 

Yolculuk Notları

 

Pamukkale’den sabah erken saatlerde yola çıkarak ulaştığım Salihli’de Sinagog ve Artemis Tapınağına ulaşınca insanı mutlu eden bir derli topluluk var. Ülkemizdeki antik kentlerin hemen hepsi gayet iyi korunur bir durumda. Bunun bir kanıtı olarak Sinagog ve Artemis Tapınağı gösterilebilir.

Sardes Sinagogundaki ilk Musevi göçlerinin M.Ö. 2. ve 3. Yüzyılda olduğu tahmin ediliyor. Romalılar tarafından M.Ö. 133 yılında alınan kadar şehir çok kereler geçici hakimiyetleri altında kalıyor bölgede doğup büyüyüp ölen medeniyetlerin. Roma İmparatoru 3. Antiochus tarafından o dönem bilinen dünyadaki Musevilerin bölgeye gelip yaşamaları için yoğun bir çaba sarf ediliyor. Hatta bir dönem yoğun Musevi göçü sebebiyle rahatsız olan bölgenin yerli halklarına Roma yöneticileri tarafından Musevilerin “onurlu birer Roma vatandaşı” oldukları yönünde telkinler yapıldığına dair antik şiirler var.

Kurtuluş Savaşı yıllarında bölge Yunan işgaline uğradığında Sinagogun ve diğer tarihi eserlerin oldukça ağır tahrip edildikleri biliniyor. Bir zamanlar yaklaşık 40.000 Musevi ile dünyanın en kalabalık Musevi Cemaatine ev sahipliği yapan bölgede 20. Yüzyılın başında yaklaşık iki bin Musevi kalmış.

 

Artemis Tapınağı, yol kenarındaki Sinagog’dan yaklaşık 1 km kadar ileride yer alıyor. Halen aktif bir şekilde kazı sahalarında çalışmalar sürüyor ve sergilenmeyi bekleyen eserlere ulaşılıyor. Efes’teki Dünyanın Yedi Harikasından birisi olan Artemis Tapınağı ile karıştırılmaması gerekiyor. Yunan Mitolojisinde Zeus’un Leto’dan doğma kızı olan Artemis adına yapılmış dünyanın farklı yerlerinde birçok tapınak var. Meşhur Antik Yunan Panteonundaki tanrılardan Apollon’un ikiz kız kardeşi olan Artemis, mitolojide önemli figürlerden birisi. Anadolu mitleri kökenli tanrılardan olan Kibele ile de özdeşleştirilmektedir.

Artemis Tapınağı, Sinagog’a göre oldukça daha ağır bir harabe halinde. Ayakta kalmayı başarmış sadece iki büyük sütun var. Ama genel yerleşime dair fikir veren kalıntılar mevcut. Hala daha devam eden kazılara bakınca bölgeye belirli aralıklarla ziyaretler gerçekleştirmek; tarihin gün ışığına çıkışını takip etmek güzel bir deneyim olabilir.

Sardes’ten yola çıkıp Tripolis’e giderken Buldan civarında Ege kasabalarında görmeye alıştığımız yol kenarında tezgahlarında meyve satan bölge köylülerinin incir ve üzüm sergileri insana sarı – yeşil – siyah bir renk cümbüşü sunuyor.

 

Tripolis’e varınca hala daha yoğun bir çalışmanın devam ettiğini görüyorsunuz. Öyle ki alana adım attığınız anda bileğinize kadar kuma batıyorsunuz. Ellerinde fırçalar ile yoğun bir şekilde çalışan sahadaki arkeologları görüyorsunuz.

Geniş bir alana yayılan antik kentin tepelere doğru uzanan yapısı sebebiyle biraz tırmanmanız gereken bölgeleri var. Hakim konuma sahip tepeye ulaştığınız anda antik kent net bir şekilde görünür oluyor. Sütunları gözünüzle simüle ederek birleştirdiğinizde Tripolis’in bir zamanlar sahip olduğu ihtişamı hissedebiliyorsunuz.

 

Ford Ranger Notları

 

Genellikle asfalt ve bölünmüş yollardan oluşan ikinci gün rotasında Ford Ranger’ı 2H vites seçeneği ile kullanmayı tercih ettim. Ancak Tripolis’e gelince kazı alanının hemen yanındaki bölgede tamamen kum ve toprak karışımı oldukça eğimli alana ulaşınca 4L seçeneği gerçekten hayat kurtardı.

Ford Ranger’ın sınıfındaki diğer araçlara göre en çok öne çıkan özelliklerinden birisi olan direksiyon yumuşaklığı, Pamukkale – Salihli arasında oldukça konforlu bir sürüş deneyimi yaşattı. Hayalet ekran ise tek bakışta göstergedeki bilgilere hakim olmanızı sağlıyor. İbrenin hizasına bakmaya uğraşarak sürüşü riske etmek yerine, elektronik ekrana anlık bir göz attığınız anda aracın devrini, yakıt durumunu, hararet seviyesini ve daha kişisel olarak özelleştirebildiğiniz birçok bilgiyi görebiliyor olmanız özellikle uzun yolculuklarda araç ile bütünleşmeyi seven sürücüler için güzel bir özellik. Pick-up sınıfında pek alışık olmadığımız bu tip teknolojik kapasitelerin Ford Ranger’da yer alması, arazide bir canavar olan bu aracın, aynı zamanda sürücünün zihin konforuna hitap eden önemli yönlerinden bir tanesi.

Tripolis’teki zorlu zeminde ve aşırı eğimde Ford Ranger’ın en öne çıkan özelliği kanaatimce eğim iniş kontrol sistemi oldu. 4×4 araçlarda yokuş aşağı inerken aracın doğal olarak hızlanmasını kesmek için geliştirilmiş bu teknoloji hemen her yeni nesil pick-up’ta var. Ancak Ford Ranger’ın bu alanda fark yaratan özelliği bu sistemin geri viteste de çalışıyor olması. 20 – 25 derecelik bir eğimde geri geri gitmek zorunda kaldığım kaygan toprak ve kum karışımı zeminde Ford Ranger’ın bu özelliği bir an için gerilen beni oldukça rahatlattı.

 

Tavsiyeler

 

Buldan bölgesinden geçerken yol kenarındaki köylü tezgahlarından incir ve üzüm almayı ihmal etmeyin. Oldukça lezzetli ve çok ucuz. Bir kilo incir ve iki kilo üzüm 14 TL. Yurdum insanının sıcak kanlılığı ve yardımseverliği ise paha biçilemez.

 

Eğer Asya mutfağına bir ilginiz varsa Pamukkale’deki Asian Restaurant mutlaka uğramanız gereken bir nokta. Koreliler tarafından işletilen bu restoranda Çin ve Kore mutfağına dair birçok tercih sizi bekliyor. Noodle konusunda özellikle öne çıkan mekanın TripAdvisor yorumları ve puanları oldukça yüksek.

 

Bölgede birçok lüks otel ve termal tesis var. Ancak önceliği kliması ve interneti olan temiz bir odada uyumak ve yolculuğa devam etmek olanlar için Pamukkale’nin merkezinde geceliği 100 TL’den ucuz oda-kahvaltı oteller bulma şansına sahipsiniz.

nazer
No Comments

Post a Comment