Top

Antik Kentler Ford Ranger Rotası 1. Gün

Kocaeli – Sakarya – Pamukova – Bilecik – Bozüyük – İnönü – Frig Vadisi Yolu – Sabuncupınar Köyü – Bayramşah Köyü – Alayunt – Kütahya – Aizanoi (Çavdarhisar) – Gediz – Uşak – Çivril – Honaz – Denizli – Pamukkale Rota – 590 km

 

Tarih Notları

 

Kütahya – Eskişehir – Afyon bölgesinde bulunan ve M.Ö. ikinci milenyuma kadar uzanan geçmişi ile Frig Vadisi, yaşadığımız coğrafyanın tarihi geçmişine yönelik önemli bir kültür mirası. Heredot’a göre ise M.Ö. 12. Yüzyılda Makedonya’dan göçen bir kavim tarafından kurulmuş. Hatta bu iddiaya göre, Friglerin bu bölgeye gelmeden önce yerleştikleri Anadolu’daki ilk bölge Bithynia yani Kocaeli. M.Ö. 8. Yüzyılda Anadolu coğrafyasının önemli devletlerinden biri oluyorlar. Daha sonra ise tarihin akışı gereğince ortadan kayboluyorlar ve onların coğrafyasında Roma ve Bizans hüküm sürmeye devam ediyor. Başka bir kaynağa göre ise Kafkasya’dan gelen Brigler adlı bir kavim bölgeye yerleşerek bu medeniyeti kuruyor. Ancak arkeolojik çalışmalar neticesinde çıkan eserlere bakınca bu kavmin kökeninin Makedonya olması daha yüksek bir ihtimal. Hitit medeniyeti yıkılınca ortaya çıkan kültürel vakumun Balkanlardaki birçok kavmi bölgeye getirdiği görüşü ekseriyetle dünya tarihçileri tarafından kabul edilen yaklaşım. Ankara’nın Gordion bölgesinde başkenti olan Frigya uzun yıllar boyunca bölgenin önemli devletlerinden birisi olarak hüküm sürüyor.

 

Yolculuk Notları

 

Aizanoi’ye giderken karşıma çıkan tabela neticesinde rotama eklediğim Frig Vadisi Yolu bozuk satıh diye tabir ettiğimiz bir zemine sahip. Tek gidiş tek geliş şeklinde olan yol, bölgedeki bazı köylerin arasından akıyor. Yola girer girmez karşınıza elektrik telleri üzerinde insan ebatında dev kuş yuvaları sizi karşılıyor. Şehir hayatından yeteri kadar uzaklaştığınızın ilk göstergesi olarak kabul edebilirsiniz. Frig Vadisi Yoluna girdikten yaklaşık 10 km sonra sola yönelen bir tabela sizi yol olmayan bir bölgeye doğru götürüyor. 4×4 bir pick-up ya da bir cip içinde değilseniz, bu yola girmemeniz gerekiyor. Doğal yerleşimindeki taşlar ve toprak zemin oldukça zorlu bir parkur olarak karşınıza çıkacak. 3-4 km kadar ilerledikten sonra karşınıza bir tepenin gövdesinde oyulmuş mağaralar çıkıyor. Bundan binlerce yıl önce bölgeye yerleşen Friglerin ilk yerleşim yerleri olan bu mağaralar bölge boyunca birçok tepede karşınıza çıkıyor. Hatta bazı köylerin hemen arkasında kalan mağaralara pencereler ve kapılar takılmış olduğunu da görebilirsiniz.

Frig Vadisi Yolunun ilk sapağı olan offroad yola girdikten sonra 3-4 km sonra karşınıza gelen mağaralara tırmanmak niyetindeyseniz, yalnız olmamanızda fayda var. Bölgede oldukça yoğun bir yılan popülasyonu var. Karşınıza bileğiniz kalınlığında ve boyu neredeyse bir metreye yakın hatta geçen yılanlar görebilirsiniz. Doğal yaşama ve kamp hayatına aşina değilseniz bu bölgeyi en azından birkaç kişilik bir grupla gezmenizde fayda var. Öte yandan bölgenin en güzel yönlerinden biri, şehir hayatında hiç göremediğimiz hayvanlardan olan şahinleri sıkça görmeniz. Başınızın bir iki metre kadar üzerinden süzülen şahinlerden ilk anda ürkebilirsiniz ama havada o estetik uçuşlarını ve süzülmelerini izlemek insanı değişik bir huzurla kaplıyor. Mağaralara tırmanmak biraz efor istiyor. Birkaç yüz metre kadar oldukça dik bir araziye tırmanarak ulaşılan mağaralara ulaştığınızda, bundan binlerce yıl önce burada yaşayan medeniyetin halkı ile aynı manzaraya bakmak, ufka gözlerinizi dikip sadece doğanın sesleri ile biraz kendinizi dinlemek insana iyi geliyor.

 

Frig Vadisi Yoluna Sabuncupınar Köyü istikametinde devam edip, Alayunt istikametine giden yola saptıktan sonra medeniyetten uzak bir yolculuk sizi bekliyor. Saatler boyunca yanınızdan geçen araç sayısı ancak üç ya da dört olacaktır. Bunların da iki tanesi bölge köylülerinin traktörleri, diğerleri de jandarma devriyesi olacaktır kuvvetle muhtemel.

Alayunt üzerinden Kütahya’ya ulaşıp Çavdarhisar’a doğru yol aldıktan sonra dünyanın en önemli Antik Kentlerinden biri olan Aizanoi’ye ulaşıyorsunuz. Çavdarhisar ilçe merkezinden Aizanoi’ye ulaşan iki tarihi köprü restorasyon sebebiyle kapatıldığı için yolunuzu 1 km kadar uzatarak tali bir köprüden ilçenin diğer tarafına ulaşıyorsunuz. Karşınızda tüm ihtişamı ile beliren Aizanoi harabeleri sizi bir anda iki bin senelik bir flashback ile geçmişe sürüklüyor.

Zeus Tapınağının olduğu alan yeşil bir bahçe. Yer yer tarihi kalıntıları açıklamaları ile görebiliyorsunuz. Mezar taşları, sütunlar, sütun başlıkları gibi döneminin arkeolojik karakteristiğini yansıtan eserler oldukça iyi korunmuş. Kültür Bakanlığı’nın çalışmalarını takdir etmemek elde değil. M.S. 2. Yüzyılda yapılmış olan Zeus Tapınağının altında bir alan daha var. Merdivenle inilen bu alanda bir çok tarihi eseri yine açıklamaları ile görebiliyorsunuz. Yaklaşık 10 metre yüksekliğinde bir tavanı olan Tapınağın altındaki bu alan mistik havası ile insanı etkiliyor. Tarihçilere göre tapınak Zeus’a ya da Kybele’ye ithaf edilmiş olabilir.

Zeus Tapınağının olduğu alanda Amazon Kadın Savaşçısı heykeli var. Bu heykel 1985 – 1990 yılları arasında bir kere çalınmış ancak jandarma hırsızları yolda yakalamış ve kültür mirasının ülkemizden uçup gitmesini engellemiş.

Aizanoi’de Zeus Tapınağı kadar önemli başka eserler de var. Örneğin dünyanın ilk borsası hemen tapınağa 1 km kadar bir mesafede. Sütunlu yol ile aynı alanda bulunan tarihin ilk borsasının bölgede olmasının ticari sebeplerini arkeologlar ve tarihçiler; Aizanoi’nin bir zamanların önemli yün, şarap ve tahıl üretim bölgelerinden birisiymiş. Borsa binasının ortaya çıkması ise 1970 yılına dayanıyor. Gediz depreminde yıkılan bir caminin altından çıkan bu eser dünyanın önemli arkeolojik buluntularından birisi olarak literatürde yerini alıyor. M.S. 301 yılında Roma İmparatoru Diocletian tarafından yayınlanan ve enflasyonla mücadele için tüm şehirlere iletilen mesajı da bir kitabe halinde burada bulabilirsiniz.

Zeus Tapınağının karşısında bulunan tiyatro-stadyum ise yine dünyada başka örneği bulunmayan kendine özgü yapısı ile literatürde önemli yeri olan bir eser. Hemen her antik kentte, tabi ki nüfus yapısına ve ekonomik gücüne oranla, bir stadyum ve tiyatro bulunuyor. Aizanoi’de ise ikisini bir arada içeren bir yapı var. İki alanı birbirinden ayıran ise tiyatronun sahne alanı. İkinci yüzyılın ortalarında başlayan inşaatı yaklaşık yüz sene süren bu yapıda gezerken neredeyse iki bin yaşında banklarda oturabiliyorsunuz. Bugünden binlerce yıl önce bu banklarda oturarak yarışmaları, gladyatör dövüşlerini, tiyatro oyunlarını izleyen insanlar ile aynı ruh haline bürünebilmek için biraz hayal gücünden başka bir ihtiyacınız yok.

Her antik kentte göreceğiniz banyolar Aizanoi’de de mevcut. Zeus Tapınağı ve Tiyatro-Stadyum arasında yer alan banyoların da yine M.S. 2. Yüzyılda yapıldığı tespit edilmiş.

 

Ford Ranger Notları

 

Frig Vadisi Yolundayken Ford Ranger ile bu rotaya çıkmanın ne kadar doğru bir karar olduğunu fark ettim. Frig mağaralarının offroad bölgelerde yer alanlarını görmek için sıradan bir binek otomobille bölgede hiç şansınız yok. Bozuk satıh olan yollarda 4H vites tercihi ile yol alırken aracın yola hakimiyeti size güven veriyor. Offroad bölgelere geçtiğiniz anda ise 4L tercihi açıkçası hayat kurtarıyor. 30 km hızın üzerine çıkmadan kullanılması tavsiye edilen 4L seçeneği ile biraz yol alınca aracın size ciddi anlamda güven verdiğini hissediyorsunuz. Asfalt dışında binek ya da pick-up kullanırken bir noktadan sonra yolun araca hükmettiği, sürücünün tamamen kontrolünü kaybettiği durumlar sık sık yaşanır, ancak Ford Ranger ile yol alırken bu sıkıntıların hiçbirini yaşamıyorsunuz.

Aizanoi’den Pamukkale’ye giderken Ulubey’in güneyinden devam eden dağ güzergahında hava karardıktan sonra yol almak biraz yorucu. Dik rampaları tırmandığınız ve indiğiniz dar bir yol. Üstelik kilometrelerce hiçbir ışıklandırma yok. Her kavşakta kışın kullanılmak üzere yerleri belirlenmiş tuz kovalarının reflektörlerle dikkat çektiği bir yoldan bahsediyoruz. Eğim ve kavisler gerçekten sürücüleri zorlamak üzere yapılmış bir yol sanki. Bu yolda hava karardıktan sonra giderken, Ford Ranger’ımın tepesindeki aydınlatma oldukça işime yaradı. Yolun geneline hakim bir sürüş sağlayan bu tercihi, pick-up sürücülerinin mutlaka değerlendirmesi gereken bir opsiyon olarak görmek gerekiyor.

 

Tavsiyeler

 

Bozüyük – İnönü bölgesinden geçerken Birinci ve İkinci İnönü Savaşlarında hayatını kaybetmiş askerlerimiz için bir şehitlik var. Geçerken on dakikanızı ayırıp bir ziyaret etmek.

 

Frig Vadisi Yoluna girmeden önce yakıtınızı, silecek suyunuzu, lastik basıncınızı ve aracınızdaki su ve erzak durumunu kontrol etmenizde fayda var.

 

Mayıs – Ekim ayları arasında bu rota sürüş konforu açısından uygun olacaktır. Sonbahar ve kış aylarında bölgenin sert karasal iklimi sizi beklenmedik sürprizler ile karşılaştırabilir.

 

“Rotanın 2. günü için tıklayın.”

nazer
No Comments

Post a Comment